02 Şubat 2012

Köpek

Hala o köpeğin peşindeyim...

Link














Fotoğraf: Lukas Vasilikos

Nikos'un Gözünden Hindistan

Nikos Economopoulos'un Balkanlar serisinden sonra en büyük işi "Renkli Hindistan - India in Color" Magnum Photos'un sitesinden yayınlandı. Hayatını "On The Road" isimli gezici atölyesi ile kazanan sanatçının böyle büyük bir serisini yıllardır bekliyordum. Magnum'dan görünenler alışılageldik Nikos fotoğraflarından elbette farklılar zira ben onun renkli çekeceğini hiç tahmin etmezdim. E madem çekti bize de izlemek düşer.

India in Color
On The Road







01 Şubat 2012

Kış mesajı...

Yeni yılın ilk postu ikinci ayın başına kadar sarktı. Ankara'da muazzam bir soğuk var. Sabah işyeri servisini beklerken telefonumdaki hava durumu -22'yi gösteriyordu. Öğlene doğru -16'ya inince psikolojik olarak ısındım ama hepsi bu. Gerçi biz Ankaralılar alıştık gibi, allah İstanbullular'a kolaylık versin.

15 gün önce Ankara'da açılan World Press Photo 2011'in birincisi Jodi Bieber'in workshopuna seçilen 15 fotoğrafçıdan birisiydim. 3 gün süren çalışma benim için değişik deneyimleri yaşandığı günler oldu. Herkes seçtiği bir katılımcının özgeçmişinden etkilendiği kadarıyla portresini çekti. Çok zorlandığımı itiraf edeyim zira benim için çekemeyeceğim türlerin başında geliyor portre. İnanılmaz derecede konsantre olunması gereken bir alan. Çekenlere müthiş bir saygım var.

Contaxımı aylar sonra elime aldım. Geçtiğimiz hafta babaevine yaptığımız 1 haftalı ziyarette 2 makara bitirdim. Aylak aylak geçen aylardan sonra ilaç gibi geldi. Umarım içinden iyi şeyler çıkar.

Söylemek için geç de olsa sağlıklı bir yıl diliyorum. Umarım daha sık yazarım.

Kış dedik, Koudelka'dan gelsin...



22 Aralık 2011

Jodi Bieber İle Fotoğraf Atölyesi

Bana Geniş Açı Proje Ofisi'nden gelen Jodi Bieber Fotoğraf Atölyesi iletisini paylaşmak istiyorum:

JODI BIEBER ILE FOTOGRAF ATOLYESI // WORLD PRESS PHOTO 11 ANKARA SERGISI
PARALEL ETKINLIGI

World Press Photo 11 yarismasinda 'Yilin Fotografi Odulu'nu kazanan Jodi
Bieber, 18 Ocak-5 Şubat 2012 tarihleri arasinda Forum Ankara'da acilacak
Dunya Basin Fotograflari 2011 sergisi kapsaminda bir atolye duzenlemek
uzere Ankara'ya geliyor. 19-20-21 Ocak tarihlerinde 3 gun olarak
duzenlenecek ve katilimcilarin 'Gunumuz Turkiyesi' ile ilgili projeleriyle
basvurabilecegi atolyeye katilim 15 kisi ile sinirli olacak.


Atolyelere katilmak isteyenlerin, 'Gunumuz Turkiyesi' ile ilgili herhangi
bir konuda gerceklestirdikleri ya da uzerinde calismaya devam ettikleri (en
az 15 fotograftan olusan) projelerini, calismaya iliskin gerekcelerini
anlatan kisa bir metin, ozgecmis ve kontak bilgileri esliginde, 10 Ocak
2012 tarihine kadar wpph11-atolye@gapo.org e-posta adresine ulastirmalari
gerekiyor. Atolyeye katilimi kabul edilen fotografcilarla 12 Ocak Persembe
gunu temasa gecilecektir.


*AYRINTILI BILGI ICIN:* (212) 251 7003

http://www.gapo.org/JodiBieberAtolye.html

https://www.facebook.com/#!/events/321639391180645/

19 Aralık 2011

Hidden China

VII Photos'un vitrininde bu iş var: İtalyan fotoğrafçı Stefano de Luigi'nin hidden China projesi... Henri Cartier-Bresson "bir fotoröportaj için herhangi bir ülkeye gidilecekse orada yaşamak gerekir, oradan biri gibi olmak gerekir" der. "İçerinden" fotoğraflar ancak öyle çıkar çünkü. Aksi halde bayram ya da hafta sonu tatili için gittiğimiz yerden çıkardığımız 9-10 fotoğrafla nasıl hissettirebiliriz ki insanlara kameranın içine hapsettiğimiz havayı?

De Luigi Hidden China serisiyle dünyaya hükmetmeye hazırlanan (hükmeden mi desek?) Çin'in yaygın medyada var olan görüntülerinin yerine geride kalmış hayatları getiriyor gözlerimizin önüne. Hidden China örnek alınacak çok başarılı bir fotoröportaj örneği.



Stefano De Luigi Link
Hidden China Link

14 Aralık 2011

İstanbul Fotoğraf Merkezi

Bundan beş sene önce günübirlik İstanbul'a gidip Merih Akoğul'un her ayın bir çarşamba günü Yapı Kredi Kültür Sanat'ta yaptığı fotoğraf söyleşilerini izler, gece Ankara'ya geri dönerdim. Fotoğraf konusunda öğrendiklerimin bir çoğunu o seyahatlerden edindim. Gün boyu nerede sergi varsa gittim. Ankara'da ayda bir sergi görsek şans sayar iken, orada günde 5-6 galeride hayal bile demeyeceğim işleri izler memlekete geri dönerdim.

İstanbul Fotoğraf Merkezi'ni de bu gezilerimden birinde tanıdım. Sahibi Mehmet Kısmet'le daha önce tanışmış olsam da fotoğraf merkezi tam hayal ettiğim bir yerdi. Tarlabaşı Bulvarı'nın sonlarına doğru iki katlı ev, kütüphanesiyle, kafesiyle, Leica Gallery'siyle dört dörtlük bir fotoğraf evi niteliğindeydi. Mehmet Bey orada atölyeler, eğitimler veriyor, karanlık ve aydınlık oda baskı merkezleri ile fotoğraflar da basıyordu. İki defa gittim, ikisinde de içinden çıkmak istemedim.

Geçen hafta sonu öğrendim ki kapanmış İstanbul Fotoğraf Merkezi. Web sayfası bile faaliyette değil. Oysa ne de çok takip ederdim o web sayfasını. Güncel sergiler, gelecek sergiler, haberler, kitaplığa yeni giren albümler... Üzüldüm, gerçekten çok üzüldüm. Çok fazla bir fotoğraf geçmişim olmamasına rağmen oranın havasını solumak benim kişisel tarihimde önemli izler barındırır. Hatta orada gördüğüm bir fotoğraf, okuduğunuz bloga iki buçuk sene önce konu olmuş bile.

Ne diyeyim, umarım var olan tüm fotoğraf evleri, galerileri, dernekleri hayatlarına uzun süre devam ederler. Her ne kadar bir çoğunun işlerini, etkinliklerini eleştirsem de onlar ülkedeki fotoğraf ve görme kültürünü oluşturmada üzerlerine düşen görevi büyük bir fedakarlıkla yapıyorlar.

19 Eylül 2011

Ed Kashi'den Türkiye Röportajı

VII Photo fotoğrafçılarından Ed Kashi ülkemizin bir fotoröportajını üretmiş. Seride Recep Tayyip Erdoğan'dan sanatçı Meryem Uzerli'ye (nam-ı diğer Hürrem) geniş bir spektrum var. Gerçi ajansın sayfasında çok fazla fotoğraf yok ama sanatçının üretimlerini izlemeyi "bu ülkeye dışarıdan nasıl bakıyorlar?" merakında olanlar için tavsiye ederim.

Ed Kashi Link














15 Ağustos 2011

Bursa Photo Fest 2011

Bir önceki postumda kısaca değinmiştim ancak şimdi web sitesi de yayında, daha detaylı ilgiler vereyim istedim.

Bursa'da 15-23 Ekim 2011 tarihleri arasında içinde sergilerin, gösterilerin, portfolyo değerlendirmelerinin, atölyelerin olacağı dört başı mamur bir festival gerçekleştirilecek. Festival Bursa Fotoğraf Sanatçıları Derneği BUFSAD, Bursa Kent Konseyi ve Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin katkıları ile düzenleniyor. Festivalin baş küratörü fotoğraf sanatçısı Merih Akoğul.

Şehrin birçok mekanında fotoğraf etkinlikleri gerçekleştirilecek. Ustalar isimli seride Ozan Sağdıç, Ami Vitale, Ken Light gibi sanatçıların portfolyoları izleyicilerin karşısına çıkarılacak. Ayrıca Alptekin Baloğlu, Mustafa Bilge Satkın, Vivian Maier gibi sanatçıların da sergileri olacak.

Ayrıca çok da güzel bir yarışma var, maket kitaplarını 15 Ekim tarihine kadar Bufsad'a gönderen fotoğrafçılardan birinin maket kitabı basılı olarak kendisine hediye edilecek. Elbette değerlendirme 5 kişilik jüri tarafından yapılacak.

Yaz yaz bitmiyor. En iyisi siz devamını festivalin kendi resmi sitesinden okumaya devam edin:

Bursa Photo Fest 2011

29 Temmuz 2011

Sarı sıcak

Temmuz'u boş geçmeyeyim, nazar boncuğu hatırına bu ay için de bir post atayım istedim. Ankara olması gerekenden fazla sıcak, işi can sıkma boyutuna getirdi. Böyle bir iklimde ne yazmak, ne çekmek, ne okumak...

Öğrendiğim kadarı ile Bursa Fotoğraf Derneği Bufsad 15 Ekim'de başlatmayı düşündüğü Türkiye'nin ilk (başka bir festival hatırlamıyorum, bilen varsa söyleyebilir, düzeltirim) fotoğraf festivali için çalışmalarına başlamış. Türkiye'den ve dünyadan bir çok ismin katılacağı, sergilerin, performansların yer alacağı festival için muazzam bir çalışma ve hazırlık var. Umarım beklediğim kadar iyi bir etkinlik olur.

Sizin de durup durup okuduğunuz kitaplar oluyor mu? Misal ben bu fotoğrafa bulaştığımdan beri her 8-9 ayda bir HCB'nin yazdığı yazıların İlker Maga'nın derlemesiyle çıkmış "Karar Anı" kitabını, Çerkes Karadağ'ın "Sözde Fotoğraf" kitabını, Alex Webb'in İstanbul albümünü, Berger'in "Anlatmanın Başka Bir Biçimi" kitabını okumaya çalışırım. Sizlerinde özellikle fotoğraf hakkında başucunuza koyduğunuz kitaplar, albümler, sanatçılar varsa burada paylaşabilirsiniz.

Bu yaz rehaveti ile hiç bir şey yapmamak, yapmayı da istememek ne kadar acı ise, Bruce Davidson ile aynı çağı yaşamak ve onun fotoğraflarını izlemek bir o kadar da gurur verici:

Link



































29 Haziran 2011

Sonunda çıktı!

Bundan 3 sene kadar önce Amazon'dan edindiğim Clive Scott'ın Street Photography: From Atget to Cartier-Bresson isimli, bana göre sokak fotoğrafçılığı hakkında yazılmış en iyi kitabın Türkçe çevirisi nihayet yayınlandı.

Sokak fotoğrafı, tarihi, felsefesi, akımları, ürünleri hakkında merak eden, okumak isteyen herkese tavsiyemdir.

Şerefine Rene Burri'den gelsin:

06 Haziran 2011

Gene yaz...

Yandaki arşiv sayısına bakınca her geçen sene bloga attığım post sayısındaki inanılmaz(!) düşüş gözden kaçmıyor elbette. Sanırım bir heyecanla başlayıp daha sonra ağırdan alma durumu benim ruhumda var. Hoş, neredeyse 6 senedir çektiğim fotoğrafta da böyle bir durum var ama gene de çıkan kitaplar, dergiler, (gelirse) sergiler, portallar, e-kitaplar filan derken bir şekilde tutunuyorum.

Bu arada Boogie çekmeye devam ediyor, Vasilikos kendine internet sayfası yapmış. Sevgili dostum Murat Eren doktorasını bitirmiş. Benim kızım yedi yaşına bastı. Ankara'ya yaz henüz geliyor. Derneklerin Amasra, Beypazarı turları hız kazanmaya başladı.

Bir sezon daha geride kaldı. Peki akıllarda ne kaldı, işte onun hakkında söyleyecek birşey bulamıyorum. Bu benim mi bir eksikliğim yoksa hakikaten mi yok birşeyler? "E ama ben AFSAD 3. kuru bitirip sergi açtım ya" diyenler Vasilikos'tan devam etsin:

10 Mayıs 2011

Chloe Dewe Mathews

Chloe Dewe Mathews'u ilk Foto8'de tanıdım. İngiltere'de yaşıyor. Belgesel çalışıyor ancak klasik anlamda bir belgesel değil. Daha çok Carl de Keyzer, Antonin Kratochvil ya da George Georgiou gibi benim kendimi daha yakın bulduğum bir belgesel anlayışı var. Hani ülkede hep söylenen bir motto var ya "vurucu, kırıcı, parçalayıcı fotoğraf" diye. Bu öyle bir fotoğrafçı değil işte. O yüzden daha yakın gördüm.

















Mathews Hazar'ı, İngiltere'de yaşayan ve tüm yatırımlarını lokal yarışlarda yarışacakları arabalara yatıran insanları, Çin'in Uygur özerk bölgesini çekmiş. Kendine has bir üslubu var ve bence takip edilmeye değer.

Link

İranabak

Bundan önce çıkardığı Tren ve Sokakların Sesi/Küba kitapları ile tanıdığımız Adanalı fotoğraf sanatçısı Özcan Ağaoğlu'nun yeni kitab İranabak'ı hafta sonu inceleme fırsatı buldum. Özcan Ağaoğlu önceki kitaplarında bulduğumuz ve tadı damağımızda kalan o mükemmel siyah beyaz serilerinin yanına bir tanesini daha koymuş. Bu sefer İran'ı dolaşıp/yaşayıp çekip getirmiş.

Çok zor olduğunu söylerler İran'da fotoğraf çekmenin. Hiç gitmedim, bilmiyorum. Ama bir sanatçı koşulların bu kadar zor olduğu bir ülkede hayatın ve sokakların içine bu kadar ustaca girip bu denli usta işi kareler çıkarıyorsa biz izleyicilere de onu alkışlamaktan başka birşey düşmez.

Özcan Ağaoğlu her zamanki naif ve içten duruşu ile bir başyapıt çıkarmış ortaya.

Sanatçı adresi: Link


21 Nisan 2011

Erwin Olaf geliyor

Hem de Ankara'ya geliyor. Tabi bunu söylemek için çok bekledim zira ben blogger'in hala kapalı olduğunu sanıyordum. Kapalı olmasına kapalı gerçi ama IP midir, başka birşey midir nedir, bu akşam girebildiğimi farkettim bloga.

Evet Erwin Olaf geliyor. İstanbul'a değil, Ankara'ya. Sanatçının Captured Senses isimli sergisi 30 Nisan - 30 Temmuz tarihleri arasında Cer Modern'de açık olacak.

Haberin linki:

Link

Ayrıca Olaf'la yapılmış sağlam bir röportaj için burada buyurun:

Link

Bir fotoğrafını da eklemeden kapamayalım.

19 Şubat 2011

Portre #23














Fotoğraf Natan Dvir'in Eighteen: Portraits of Young Arabs Living in Israel serisinden...

Biz "Amerikalılar"

Çok uzun zamandır yazmak istediğim ama üzerimdeki tembelliğin beni hep engellediği bir seri "Biz Amerikalılar". Eugene Richards'ın kült olmuş bir serisidir bu çalışma. Mensubu olduğu halkın görsel topoğrafyasıdır.














Richards bu çalışma ile halkının kalbine, yatağına, sokağına girmiş, hep imrenilerek yapılmaya çalışılan ancak yeryüzündeki fotoğrafçıların çok azının başarabildiği bir "kendini unutturma" ile Amerikalılar'ın bizlere televizyon dışındaki hayatlarını göstermiş.














Bu çalışma ülkemizde "adım adım Türkiye", "gezelim görelim" tadında yapılan çalışmalardan çok uzak. Kendi halkına eleştirel gözle bakmayı başarabilmiş, kendi varoluşunu o sistem içinde sorgulayabilmiş bir sanatçının izlenesi, hem de her fotoğrafı uzun uzun incelenesi bir çalışma "Americans We"...














www.eugenerichards.com

Kış

Pause tuşuna basalı uzun zaman olmuş. Araya koca Ankara kışı girmiş. Şimdi de hava karanlık, akşam için şiddetli yağmur uyarısı var, atıştırmaya başladı bile.

Pause tuşu da fikir veriyordur, günler üretmeden, yazmadan, çekmeden geçiyor. Gerçi bu son ayların değil, son bir yılın rahatsızlığı . İnsan reflekslerinin kaybolduğunu hissediyor ki, en büyük problem bu kaybolma hissi sanırım.

Çok fazla takip de edemiyorum eskisi gibi fotoğraf dünyasını. Arada gelen haftalık bültenler, süreli yayınlar, makina haberleri, o kadar...

Yine de blogu takip eden ziyaretçi sayısının artması sevindirici. Bu üzerimde hissettiğim sorumluluğu da artırıyor bir bakıma. Yazmak lazım, refleksleri yeniden kazanmak, yaşadığını yeniden hissetmek lazım.














Fotoğraf Lukas Vasilikos'tan...